
Ben kimim?
Bana neler oluyor?
Nasıl daha iyi hissedebilirim?
Var olan potansiyelimi nasıl kullanabilirim?
Ailemle ve başkalarıyla ilişkilerim daha iyi olabilir mi?
Refah seviyemi nasıl yükseltebilirim?
Sosyalleşmem mümkün mü?
Hayal ettiğim gibi biri olabilir miyim?
DİYE SORUYORSAN…
Kendimi iyi hissederek yaşamaya kararlıyım.
Kendimin en üst versiyonunda yaşamaya kararlıyım.
Sevgi, refah ve barış içinde yaşamaya kararlıyım.
Beni zenginleştiren ilişkiler yaşamaya kararlıyım.
Hayallerimin de ötesinde ihtişamlı başarılarımı yaşamaya kararlıyım.
Hayatımdaki olayları refahıma dönüştürerek yaşamaya kararlıyım.
Gerçekte olduğum varlığımı özgürce yaşamaya kararlıyım.
DİYORSAN…
Kendini, duygularını, düşüncelerini ve yaşamındaki tekrar eden örüntüleri anlamaya; değiştirmek istediğin alanlarda yeni yollar oluşturmaya yönelik bireysel çalışmalar.
Bilgiyi yalnızca öğrenmek değil, yaşamın içinde kullanabilmek için hazırlanan eğitimler, seminerler, workshoplar ve uygulamalı atölye çalışmaları.
Kitaplar, hipnotik ses kayıtları, meditasyon ses kayıtları, taşlar, esanslar ve kişiye özel çalışmalar için gereken güzel şeyler.

1969 yılında köklü bir sanayici ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelen Zehra Korumaz, çalışma hayatına aileden gelen sanayi geleneğinin içinde başladı. İşletme eğitiminin ardından uzun yıllar alüminyum sektöründe çalıştı; erkek egemen bir sektörde yönetici ve işveren olarak yer alarak alüminyum sanayisinin öncü kadın patronlarından biri oldu. Ancak onun hikâyesi yalnızca sanayi ve iş dünyasından ibaret değildi.
İnsan, zihin ve yaşam boyunca değişimin nasıl gerçekleştiği her zaman ilgisini çekti. İş hayatını sürdürürken gemoloji başta olmak üzere insanın psikolojik ve kişisel gelişimini konu alan farklı disiplinlerde eğitimler aldı; Türkiye'de ve farklı ülkelerde araştırmalar ve çalışmalar yaptı. Yıllar içinde bu merak, insan zihnini ve davranışlarını daha derinden anlama isteğine dönüştü. Bu süreç, Zehra Korumaz'ın yaşamındaki önemli yön değişikliklerinden birini oluşturdu. Sanayideki aktif çalışmalarına ara vererek psikoloji alanına yöneldi ve profesyonel çalışmalarını insanı anlamak, insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi incelemek ve değişim süreçlerini araştırmak üzerine yoğunlaştırdı.
Bugün psikolog ve araştırmacı yazar olarak çalışmalarını sürdüren Korumaz; bilinç, bilinçaltı, duygu, düşünce, davranış, insanın kendisiyle iletişimi ve kişisel dönüşüm süreçleri üzerine çalışmaktadır. Farklı disiplinlerden edindiği bilgi ve deneyimleri tek bir yöntemin sınırları içinde değerlendirmek yerine, insanı çok katmanlı bir bütün olarak ele almaktadır.
Araştırmacı kimliği çalışmalarının önemli bir parçasıdır. Psikolojinin yanı sıra semboller, gemoloji, meditasyon, hipnoz, bilinçaltı çalışmaları ve farklı kültürlerin insanı anlamaya yönelik geliştirdiği yöntemler üzerine araştırmalar yapmaktadır.
“Taş Kitap”, “Kristaliz” ve “Sihirli Kitap” adlı kitapların yazarı olan Zehra Korumaz'ın, Türkiye'de ve yurt dışında yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır.
Sanayi dünyasında başlayan, araştırmayla genişleyen ve psikolojiyle yeni bir yön kazanan bu yolculuğun merkezinde ise yıllardır değişmeyen tek bir konu vardır:
İ N S A N.

İnsanlar değişiyor, yerler değişiyor, yıllar geçiyor… Peki neden bazı hikâyelerin sonu hiç değişmiyor? Aynı duygunun, aynı ilişkinin, aynı hayal kırıklığının başka yüzlerle yeniden karşına çıkması tesadüf değil. Değişmesi gereken kaderin değil, hikâyen değil; o hikâyeyi tekrar tekrar yazdıran görünmeyen örüntüler.
Pencereni değiştirirsen, manzaran da değişir.
PSİKOLOJİ & TERAPİ
Psikoterapi • Hipnoz & Hipnoterapi • Regresyon
Her insanın hikâyesi farklıdır. Bu yüzden yöntem insana, konuya ve ihtiyaca göre değişir.

Neyi yapman gerektiğini biliyorsun. Neyi yapmaman gerektiğini de… Hatta kendine defalarca söz verdin. Peki neden bildiklerinle yaptıkların her zaman aynı değil?
Bilinç karar verirken, bilinçaltı bildiğini tekrar eder. Değişimi farazi bilginde değil, pratiğinde; yani her gün tekrar ettiğin bilgide yaptığında, bilinçaltına kabul ettirirsin. Çünkü gerçek bilgi, yaşamına kattığın ve yaşadığın şeydir. Diğeri yalnızca duyumdur.
Yanlış yerde, yani fikrinde, elinden gelenin en iyisini yapsan da asla yeterli olmaz. Doğru yerde, yani bilinçaltında, isteğinin varlığı bile yeter.
BİLİNÇALTI ÇALIŞMALARI
Bilinçaltı Analizi • Bilinçaltı Besleme • Kuantum Bilinçaltı Terapisi
Her insanın bilinçaltı kayıtları, yaşadıkları ve ihtiyaçları farklıdır. Bu yüzden çalışılacak konu da kullanılacak yöntem de insana göre değişir.

Bir duyguyu susturmak başka, onun ne anlattığını fark etmek başka. Duygular yaşanmak için var olurlar. Öfke, korku, kırgınlık, suçluluk ya da kaygı ortadan kaldırılması gereken düşmanlar değil; içeride bir şeyin dikkatimizi istediğini gösteren işaretlerdir.
DUYGU, ZİHİN & İÇSEL DENGE
EFT • Ho'oponopono • Meditasyon
Her insanın hissettikleri farklıdır. Bu yüzden bir insana kendini iyi hissettirecek yöntemler de farklı olur.

İnsan yalnızca düşündüklerinden ve söylediklerinden ibaret değildir. İnsan çevresinden bağımsız yaşayan kapalı bir sistem de değildir. Yaşadığı mekânla, doğayla, insanlarla ve temas ettiği dünyayla sürekli bağlantı hâlindedir; fark etmese de…
Yüzyıllardır farklı kültürler insan ile doğa, beden, mekân ve yaşam arasındaki ilişkiyi anlamak; insanın daha iyi, daha rahat ve refah içinde yaşamasını sağlamak için farklı sistemler geliştirdi. Bu sistemler insanı tek bir açıdan değil, bir bütün olarak görebilmek için kullanılmalı.
İçinde yaşadığın mekân, bedeninle kurduğun ilişki, çevren, doğa ve yaşam boyunca taşıdığın görünmeyen bağlar da senin dünyan.
Aradığın çözüm, henüz göremediğin bir yerde olabilir.
ENERJİ & GELENEKSEL UYGULAMALAR
Bioenerji • Şamanik Terapi • Gem Terapi • Radyestezi • Feng Shui
Önce insanı ve yaşadığı alanı anlamak gerekir. Kullanılacak yöntem, nerede çalışılması gerektiğini gördükten sonra seçilir.

İnsan gizeme inanmaz; kontrol edemediği şeyi anlamlandırmaya çalışır. Belirsizlik zihni rahatsız eder. Rahatsız olan zihin güven arar. İnsan açıklayamadığı bir olayla karşılaştığında ya da kendi gücünün yetmediğini hissettiğinde, yaşadığını taşıyabilmek için ona bir anlam vermeye çalışır. Gizemcilik tam burada başlar.
Fakat gizli ilimlerin binlerce yıllık geçmişini yalnızca insanın güven ihtiyacıyla açıklamak da yeterli değildir. Çünkü bu geleneklerin merkezinde çok daha büyük bir iddia vardır: Gördüğümüz gerçeklik, var olan gerçekliğin tamamı olmayabilir.
Havas, Kabala, Rune ve benzeri kadim sistemler birbirlerinden çok farklı geleneklere aittir; fakat tarihsel biçimleriyle ortak bir sorunun çevresinde dolaşırlar: Evren yalnızca görünen maddeden mi ibarettir, yoksa insanın henüz çözemediği ilişkiler, özellikler ve anlam katmanları da var mıdır? Havas literatüründe dahi “eşyanın gizli özellikleri” fikri temel meselelerden biridir; tarihsel kaynaklarda bunun nerede tabii özellik, nerede bâtınî yorum, nerede metafizik iddia olduğu ayrıca tartışılmıştır.
İnsanlığın bu sorudan vazgeçmemesi tesadüf değildir. Bilim ilerledikçe bilinmeyen küçülmedi; bildiklerimizin sınırı büyüdükçe bilmediklerimizin büyüklüğü de görünür hâle geldi. Gizem tam da bu sınırda yaşar: bildiğimizle henüz açıklayamadığımız arasındaki yerde.
Tehlike gizemi araştırmakta değil, araştırmadan inanmakta başlar. Bir sembolü hakikat, bir ritüeli çözüm, bir yorumu kader hâline getirdiğimiz anda araştırma biter; teslimiyet başlar. Oysa kadim bilgiye değer veren yaklaşım, ona körü körüne inanmak değil; kaynağını, tarihini, sembolizmini ve insan üzerindeki etkisini sorgulayabilmektir.
Belki de gizli ilimlerin en büyük sorusu “Görünmeyende ne var?” değildir.
“İnsan, görünmeyende neden bir cevap arıyor?” sorusudur.
GİZLİ İLİMLER • KADİM METİNLER • SEMBOLİK SİSTEMLER
Rune • Havas • Kabala • Esmalar • Aramice Metinler • Ledün Kavramı ve Geleneksel Kaynaklar
Sen benim için değerlisin. Desteğin benim için önemli. Sana bir katkım olursa mutlu olurum.
We use cookies to analyze website traffic and optimize your website experience. By accepting our use of cookies, your data will be aggregated with all other user data.